Beyaz Gazete Röportajı

Türkiye'nin ilk ve tek Türk podiatristi

İlk Türk podiatrist Sevgi Çorapçı ile röportaj yaptık. Çıkan üzücü sonuç Türkiye'nin ilk podiatristi belkide son podiatristi olabilir.

Kadınca / 26 Ocak 2010 Salı 11:39
Türkiye'nin ilk ve tek Türk podiatristi

Türkiye’deki ilk Türk Podiatrist olan Sevgi Çorapçı ile Türkiye’de podiatri ve ayak sağlığı ile ilgili bir ropörtaj yaptık. Sevgi Hanım, eşi Ümit Bey’le Avusturalya’da tanışmış ve 8 yıl önce Ümit Bey’e teklif edilen bir iş aracılığı ile Türkiye’ye kesin dönüş yapmışlar. Ümit Bey sohbetimizde bize eşlik etti. Hatta Ümit Bey podiatrinin, üniversitelerimizde eğitiminin verilmesi konusunda o kadar dolmuştu ki sohbetimizin büyük bir kısmında bize eşlik etti.



-Türkiye’ye neden geldiniz?
 Avusturalya’da başarılı bir muayenehanem vardı. Bir hastamın eşime bir iş alanından bahsetmesiyle oradaki bütün hayatımızı bırakıp 8 yıl önce Türkiye’ye geldik. İlk önce İstanbul’a yerleştik, daha sonra Antalya’da bulunduk ve en sonunda Ankara’ya gelme kararı aldık


- Mesleğinizi Türkiye’de yapmaya ne zaman başladınız?
 Uzun bir süre işimle ilgili alanda faaliyet göstermedim. Fakat tanıştığım insanlara Podiatri uzmanıyım dediğimde karşılaştığım tepkiler doğrultusunda mesleğime burada devam etmem gerektiğini düşündüm. Ayrıca ülkemizde böyle bir eksikliğin olduğunu da fark ettim ve 6 sene önce Ankara’da muayenehanemi açtım.

- Türkiye’de neden Podiatri eğitimi verilmiyor?
 
 Ümit Bey sohbetimize katıldı. Şakayla karışık kayıt cihazımı kapatırsam bunun nedenini söylerim dedi.

        Türkiye bu konuda biraz duyarsız…

Biz bunu araştırdık. İlk önce Sağlık Bakanlığına başvurduk Sağlık Bakanlığındaki yetkililer bu mesleğin Türkiye’de eğitimi verilmediğini ve olması gerektiğini söylediler. Yani hiçbir gelişme sağlayamadık. Daha sonra denklik için YÖK’e gittik ayrıca bu alanda Üniversitelerde eğitim olması içinde görüştük fakat o yıllardan günümüze kadar çabalarımız devam ettiği halde bir sonuç alamadık. Sonrasında o dönem de, hükümet yetkilileriyle görüştük, bu konuda hiç bir şey yapamayacaklarını söylediler.


- Podiatri nedir?
 Podiatri isim olarak ilk kez Fransa’da çıkmış. Ama bu işin öncüsü İngiltere’dir. Daha sonra Amerika, Avusturalya’dır. Amerika’da podiatri tam olarak doktor ünvanındadır. Podiatri, ayak sağılığı ve bakımı üzerine eğitim veren bir branştır. İnsan sağlığını çok yakından ilgilendiren, ayak ve ayaktan dolayı oluşabilecek sorunlarla ilgileniyor. Nasır, batık tırnak, kalınlaşmış tırnak tedavileri, düz taban, ayak yapısından dolayı oluşmuş biomekanik problemler, sporcuların karşılaştığı ayak problemleri podiatrinin uygulama alanına giriyor. 

       Ülkemizde yanlış tedavi yöntemleri uygulanıyor…

 Ayağında nasır ya da batık olan bir hasta bu rahatsızlık için nereye gideceğini bilmediği için bir ortapediste gidiyor. Tedavi yöntemi olarak kendileri tarafından çıkarılmış telle tedavi, bantla tedavi gibi yöntemler kullanılıyor. Ve hasta 15 gün yürüyemiyor. Hatta sonrasında daha fazla sorun yaşıyor ve onuda düzeltmek yine bize düşüyor.


- Diyabette ayak sağlığı ne kadar önemlidir?
 Amerika bunun için 5 milyar dolara yakın bütçe ayırmış. Diyabete bağlı ayak kesilmelerinden doğacak iş kaybı yaşanmasın diye podiatrinin daha ileri gitmesi için bu bütçeyi ayırıyorlar. Türkiye’de 6 milyon insanın diyabet sorunu var ve ayak sağlığının öneminin farkında değiller.

-Hiçbir sağlık sorunu olmayan da ayak bakımı için size gelebilir mi?
 Hiçbir rahatsızlığı olmayıp sadece ayak bakımı için düzenli gelen çok fazla hastamız bulunuyor. Biz bakı8mını ve kesimini yapıyoruz. İlerde ayaklarıyla ilgili bir problem olmasınıda engellemiş oluyoruz. Yurt dışında manikür ve pedikürcüler ayak bakımıyla ilgilenmez onlar oje sürer ve tırnağın üstüne değişik şekillerle süsleme yaparlar ancak ülkemizde bu biraz farklı.

- Kuaförlerde bakım hakkında ne düşünüyorsunuz?
 Bazı yaptıklarını onaylamıyorum.

 Sevgi Hanım bu konuda düşüncelerini söylemek istemiyor biraz  zorladık…

- En azından gittiğimizde nelere dikkat etmemiz gerekir?
 Ellerin ve ayakların suyun içinde bekletilmesi yanlış. Çünkü suyun içindeyken steril ortam kalkıyor. Ve mikrop kapmaya elverişli bir ortam hazırlıyor.
Diğer bir yanlış ise, tırnağın etrafındaki et dedikleri kısmın alınmasıdır. Oysaki o koruyucu bir kalkandır ve onun ordan kesilerek alınması yanlıştır. Ben onu pencerenin etrafına çekilen macuna benzetiyorum. Macunumuzu aldıkları anda hemen hava, kir, mikrop, bakteri geçmesi için ortam hazırlamış oluyoruz. Ve bu da yanlış tırnak oluşumuna neden oluyor.
Yapılan bir diğer yanlış, törpüyü tırnağın altına sokuyorlar ve tırnağı kaldırıyorum diyorlar. Tırnağın niçin kaldırılması gerekiyor anlamıyorum. İşte bu yanlış tırnakta mantar oluşumuna sebep oluyor.
Kuaföre giderken kendi aletlerini götürmüyorlar. Zannediyorlar ki uv ışınlı aletle sterilizasyon sağlanıyor, halbuki o yetersiz bir sterilizedir. AIDS, HIV ve diğer bulaşıcı hastalıklar için yeterli olmuyor.

-En çok hangi rahatsızlıklarla geliyorlar?
 Genelde her çeşit sorunla gelen hastalarımız var. Ama nasır ve batık tırnak daha sık görülen rahatsızlıklar arasında

-Batık tırnak oluşumunu nasıl engelleyebiliriz?

 Hep tırnaklarınızı düz kesin deriz, ama bu yanlış anlaşılıyor. Düz derken tırnaklarınızı kare yapın demiyoruz. Yanlara inmeyi, tırnaklarınızı oymayın demek istiyoruz aslında. Tırnaklar yanlış kesildiğinde yanları oyulmuş üçgen şeklini almaya başlıyor buda batık tırnağa sebep oluyor.

- Nasır neden oluşur, tadavi yöntemleri nedir?
 Nasır vücudun korunma mekanizmasıdır. Ayakta sürtünme veya basınç olduğunu bize bildirir. Böyle bir savunma mekanizması olmasa vücudumuz delik deşik olurdu. Bana nasır şikayeti ile gelen hastalar “Kökünden alın, bir daha çıkmasın” diyor. Nasırı bir bitki gibi görüyorlar, bitki değil ki kökü olsun. Ben tedavi ederim ama hasta nasır oluşmasına sebep olan basınç veya sürtünmeyi yapan ayakkabıyı giymeye devam ederse aynı yerde tekrar tekrar nasır oluşur. Kalemi bile elinizde uzun süre tutsanız parmak içi sertleşir. Nasırın ameliyatla alınmasına karşıyım. Geçen gün bir hastamız geldi, lazerle nasırını aldırmış ancak 2 ay boyunca yarası kapanmamış. Ve bu tedaviyi bir genel cerrah yapmış. Peki ne diyeceğiz? Bir podiatriste mi git diyeceğiz, her hastanede bir podiatrist yok ki.

- Kendi ayak bakımımızı nasıl yapabiliriz?

 Banyoda ayak nemliyken ponza taşıyla hafif bir şekilde ölü deriyi temizleyebiliriz. Tırnaklarımızı doğru keser, ayağımızı sıkan ayakkabılardan uzak durup temizliğe önem verirsek ayaklarda oluşacak büyük sorunlardan uzak durmuş oluruz.

Ayak ve el kremleri farklı olmalıdır…

 Ayak ve el kremlerimiz ayrı olmalıdır. Ayaklar için yapılmış özel kremleri kullanmalıyız. Bilinen bir yanlış ise vazelin kullanımıdır. Vazelin gözeneklerimizi tıkar ve cildimizin hava almasını engeller bu tarz kremleri kullanmak yanlıştır